“Sevgi ve nefret aynı nesneye yöneldiğinde, onarım arzusu doğar.” (Klein, 1937 /Love, Guilt and Reparation)
Klein, insanın iç dünyasındaki en zorlu gerçeklerden birini ele alır: aynı kişiye hem sevgi hem de nefret duyabiliriz. Çocuk, sevdiği bakım verene aynı zamanda öfke ve nefret de yöneltir, özellikle ihtiyaçları karşılanmadığında. Başlangıçta çocuk bu iki duyguyu ayrı tutar; sevdiği “iyi” anne ile öfke duyduğu “kötü” anneyi farklı nesneler olarak yaşar. Gelişimin önemli bir aşamasında çocuk, sevdiği ve nefret ettiği kişinin aynı kişi olduğunu fark eder. Klein bu fark edişi “depresif konum” olarak adlandırdı. Bu kavrayış, çocukta suçluluk ve kaygı uyandırır; sevdiği kişiye öfkesiyle zarar vermiş olabileceği endişesini taşır. İşte tam bu noktada onarım arzusu doğar. Çocuk, sevgisiyle, ilgisiyle ve özeniyle, öfkesinin verdiğini düşündüğü zararı onarmak ister. Klein’a göre bu onarım kapasitesi, olgun sevginin ve yaratıcılığın temelidir. Sevgi ve nefreti aynı kişiye yöneltebilmek ve bu gerilimi taşıyabilmek, ruhsal olgunluğun işaretidir. Onarım, ilişkilerimizi sürdürmemizi ve derinleştirmemizi sağlayan içsel bir güçtür.
klinikpsikolog #bursapsikolog #bursaklinikpsikolog #melanieklein #onarım #depresifkonum #sevgi #psikanaliz #nesneilişkileri #psikodinamik #klinikpsikoloji #olgunluk #ruhsağlığı #psikoloji #içdünya