“Analitik üçüncü, iki kişinin karşılaşmasında doğan, ikisine de ait olmayan yeni bir öznelliktir.” (Ogden, 1989 /The Primitive Edge of Experience)
Ogden, terapötik karşılaşmanın iki ayrı zihnin sırayla konuşmasından ibaret olmadığını söyler. İki kişi gerçekten karşılaştığında, aralarında üçüncü bir şey doğar; ikisine de ait olmayan, ama ikisinin birlikte yarattığı yeni bir öznellik. Ogden buna “analitik üçüncü” der. Bu, ne tümüyle terapistin ne de tümüyle danışanın iç dünyasıdır; ikisinin buluşmasından çıkan ortak bir alandır. Bu kavram, ilişkinin kendisinin bir şey ürettiği fikrine dayanır. Terapide ortaya çıkan duygular, sessizlikler, çağrışımlar çoğu zaman tek bir kişiye atfedilemez; ilişkinin alanında belirir. Ogden, terapistin kendi zihninde beliren dağınık düşünceleri, bedensel duyumları, gündelik çağrışımları bu üçüncünün işaretleri olarak ciddiye alır. Bu fikir yalnızca terapi odasıyla sınırlı değildir. Her yakın ilişkide, iki kişi bir araya geldiğinde aralarında onları aşan bir alan oluşur. İlişkiler bizi değiştirir, çünkü içlerinde tek başımıza erişemeyeceğimiz bir öznellik doğar. Ogden’ın katkısı, ilişkiyi statik bir alışveriş değil, sürekli yaratılan canlı bir alan olarak görmektir.
klinikpsikolog #bursapsikolog #bursaklinikpsikolog #thomasogden #ilişkiselpsikanaliz #analitiküçüncü #psikanaliz #psikoterapi #öznellik #psikodinamik #klinikpsikoloji #terapi #ruhsağlığı #psikoloji #içdünya