“Kendimizden uzaklaştığımız her adımda, kaygıya bir adım daha yaklaşırız.” (Horney, 1950 /Neurosis and Human Growth)
Horney, kaygının kökenini gerçek benlikten uzaklaşmaya bağlar. Ona göre her insanda doğal bir büyüme ve kendini gerçekleştirme eğilimi vardır; Horney buna “gerçek benlik” der. Ancak erken yaşantılarda kaygı ve güvensizlik yaşayan kişi, gerçek benliğinden uzaklaşıp ideal bir benlik imgesi kurmaya yönelir. Bu ideal benlik, kişinin olması gerektiğine inandığı kusursuz, güçlü ya da herkes tarafından sevilen bir figürdür. Kişi gerçek benliğinden ne kadar uzaklaşıp bu ideal imgenin peşinden giderse, kaygıya da o kadar yaklaşır. Çünkü ideal benlik ulaşılamaz bir hedeftir ve kişi sürekli kendi gerçekliğiyle bu imge arasındaki uçurumda yaşar. Horney bu süreci “kendine yabancılaşma” olarak adlandırdı. Nevrotik çözümler, geçici bir rahatlama sağlasa da, kişiyi gerçek ihtiyaçlarından ve duygularından daha da uzaklaştırır. Horney’e göre iyileşme, ideal benlik imgesini terk edip gerçek benliğe geri dönmekle mümkündür. Kendimize yaklaştıkça, kaygı azalır ve gerçek bir büyüme alanı açılır. Sahici olmak, kaygıdan kaçmanın değil, onunla yüzleşmenin yoludur.
klinikpsikolog #bursapsikolog #bursaklinikpsikolog #karenhorney #kaygı #gerçekbenlik #nevroz #yabancılaşma #psikanaliz #psikodinamik #klinikpsikoloji #özgünlük #ruhsağlığı #psikoloji #içdünya